19 Mart 2008 Çarşamba

Tüketici Hakları

Efendim buyrun hoşgeldiniz.. Ben size yardımcı olmak üzere buradayım.Kafanızda herhangi bir şey var mı? Nasıl bir şey arıyorsunuz? İkinci el olan ürünlerimiz en az yenisi kadar iyidir efendim.. Aslında benim şahsi fikrimi sorarsanız ben size ikinci el tavsiye ederim efendim.Nasıl?Hayır hayır tabi ki garantisi yok. Ne denenmiş olanı, ne denenmemiş olanı hiçbirinin garantisi yok.Böyle bir şey mümkün de değil zaten... En iyisi ben size biraz yardımcı olayım,şöyle az denenmiş ve hayli yaralı bir ürün var elimde.. İnanın bende olmasa ben kendimde deneyecektim bunu.. O derece yani.. Biliyorum tam hayalinizdekinin de bu olduğunu.. Nasıl mı? Efendim burada sizin gibi binlerce,milyonlarca kişiyle muhatap oldum ben.. Teşekkür ederim. Ödemeyi ürünü kullanırken ve sonrasında yapacaksınız. Yine bekleriz. Ah pardon ağız alışkanlığı.. Umarım ömrünüzün sonuna dek başka bir ürüne ihtiyacınız olmaz.


6 ay sonra...


Buyrun efendim hoşgeldiniz.. Nasıl? Değiştirme mi? Ne kadar oldu alalı? 6 ay mı? Bu imkansız. En fazla 24 saat hakkınız var efendim değiştirme yapmak için.. Evet bunun için yüklü bir bedel ödediğinizi bende biliyorum, sizi anlıyorum ama elimden bir şey gelmez.. Size en iyisi başka bir ürün bakın, bu sefer size bedel konusunda biraz daha insaflı davranabiliriz. Tabi tabi buyrun.. Efendim bence bu sefer hiç denenmemişlerden birini deneyin.. Mesela şu size uygun gözüküyor. Bakın gördüğünüz üzere hiçbir yarası yok.. Saf ve tertemiz bir ürün.. Sadece sizin istediğinize odaklıdır, sizden fazla bir şey de beklemez. Arada bir onu sevdiğinizi söyleyin yeter... Peki efendim,bunu hemen paket yaptırıyorum sizin için.. Aslında eve gidene kadar onu tanımaya çalışsanız sizin için daha iyi olur, zira 24 saatiniz hemen başlıyor. Güle güle efendim.. Yine bekleriz efendim.. Tamam tamam öyle ters bakmayın şaka yaptım sadece..



1,5 yıl sonra...


Hoşgeldiniz efendim bizde sizi bekliyorduk gözümüz yollarda kalmıştı.. Bu sefer hayli uzun sürdü.. Ve tabi bedeli de bizim düşündüğümüzden çok daha ağır olacak, yani bu konuda size verdiğimiz sözü maalesef tutamıyoruz. Ama emin olun siz artık bu konuda diğer alıcılara göre hayli avantajlı konumdasınız.. Çünkü iki kez denediniz ve hayli ağır bedeller ödediniz. Artık öyle kolay seçim yapmayacak, öyle hemen bir bakışa aldanmayacak,öyle hemen bir tatlı söze kanmayacaksınız. Veya diyelim ki kandınız,artık o kadar ağır gelmeyecek ödediğiniz bedel,siz en ağırını zaten atlattınız. Şuan yüzünüze bakıyorum da,ucuz atlatmışsınız demekten de kendimi alamıyorum. Tabi efendim,doğrudur onu bir de size sormak gerek ama inanın bana çok daha kötülerini gördüm. Tamam efendim kestim gevezeliği.. Bu sefer ben size yardımcı olamayacağım, seçiminizi kendiniz yapın. Buyrun efendim bütün ürünler burada sizi bekliyor. Efendim gerçekten çok iyi bir seçim yapmışsınız. Tebrik ederim efendim. Daha biraz önce biri ona baktı ama,gücünün yetmeyeceğini düşünerek denemekten vazgeçti. Siz hala güçlüsünüz emin olabilirsiniz. Ben gözlerinizde o ışığı görüyorum. Saygılar efendim yine bekler... Tamam tamam sustum..


Yalnızca 2 hafta sonra...


Buyrun.. Buyrun şöyle geçin.. Fakat bu sefer çok umutlu gözüküyordunuz.. Çabuk döndünüz sanki biraz.. Biraz kolay vazgeçmediniz mi? Hayır hayır.. Tabi ki siz daha iyi bilirsiniz.. Ama sanki diğer yaralarınızın, acılarınızın hırsını bundan çıkardınız gibi geldi. Halbuki giderken o da siz de çok mutlu gözüküyordunuz. Bu sefer oldu diyordunuz.. Öyle kolay vazgeçmeyeceğim, yaptığım hataları yine yapmayacağım ve en önemlisi onun hatalarına hiç göz yummayacağım demiştiniz. Fakat görüyorum ki yaralarınız biraz daha artmış. Asıl onu mu görmem gerek? N'aptınız efendim? Ama neden? Hatalarına göz yummayacağım derken onu bu kadar hırpalayacağınızı söylemek istediğinizi düşünmemiştim. Sanırım siz artık bu işten vazgeçmelisiniz.En azından bir süre.. Ben size ürün vermiyorum efendim. Başka başka sebeplerle benim ürünlerime zarar veriyorsunuz, üstelik itibarım zedeleniyor. Kimse bana inanmaz oldu sizin yüzünüzden.. En yakın arkadaşınız size bakarak kendi ürün ihtiyacını sürekli olarak erteliyor. O da sizin gibi olmaktan korkuyor. Hayır efendim size yeni ürün falan vermiyorum. Hayır eff... Tamam tamam sinirlenmeyin. Buyrun seçiminizi yapın. Güle güle yine bek...güle güle...


Ve sadece 3 gün sonra...


Yine mi siz? Anlamıyor musunuz sorun bizde değil sizde! Bırakın efendim.. Siz daha eski ürünümüzün etkisini üzerinizden atmadan hemen yeni ürün diye tutturuyorsunuz. Ne 3 gün mü oldu? Nasıl yani hemen o gün olmaz mı dediniz? Hemen o gün vazgeçtiniz yani? 3 gündür yaralarınızla başbaşaydınız.. Anlıyorum.. 3 gün yetmez efendim.. Şu halinize bakın.. Benim gördüğüm en kötü müşteri sizsiniz.. Evet efendim evet.. Ben artık sizden vazgeçtim.. Siz sadece tüketiyorsunuz... Hiçbir şeyin kıymetini bilmez oldunuz.. İnsanoğlunun kaderi bu değil efendim, değil.. Siz kendiniz, kendinize bunu yapıyorsunuz. Her şeyi hızlı hızlı yaşıyor, aynı hızla bitiriyorsunuz. Efendim bir araba düşünün, evet belki kötü bir benzetme ama.. Arabaya aynı benzini koyarak, yavaş giderseniz daha fazla yol katedebiliyorsunuz.. Böylece biraz ilerideki benzinciye rahat rahat varıp, oradan biraz daha benzin tedarik edip yolunuza devam edebiliyorsunuz. Yıllardır yola birlikte devam edebilenlerin sırrı budur. Hayır efendim hayır, hızlı yaşa genç öl sadece saçma bir deyimdir. Hızlı olan hiçbir şey mutlu değildir. Mutluluk sadece hazmedilerek yendiğinde, en sevdiğiniz çikolatadan bile daha tatlı olabilir.. Bu arada siz, evet evet öyle bakmayın siz.. Üstüne hiç alınmıyorsunuz ama ben sizden bahsediyorum deminden beri.. Öylece oturup beni dinliyorsunuz, ama sonra sizde aynı haltı yiyorsunuz. Çabucak tüketiyor, çabucak yok ediyorsunuz. Bir kere insan hayatında tüketim çılgınlığı diye bir şey var. Daha ne olsun? Bu çılgınlık sizi,sizinle yok ediyor hala anlamadınız mı? Seni seviyorum demek için doğru anı beklemeyen, en ufak bir aşklaşmayı sevgi zanneden, en büyük sevgileri teğet geçen, doğru insanları yaralamaktan zevk alan, cebinde parası, altında arabası yok diye erkeğe hayır diyen kadınlar.. Kadınların kendilerini güldüren erkekleri sevdiğini zannedip onları güldüren, hep onları uzaktan seven, cebindeki son parasıyla ona çiçek alıp sonra eve yürüyerek dönen, her fırsatta sevdiğinin gözlerinde kaybolan adamlar.. Ve kadınların kendilerini güldüren değil, ağlatan erkeklere aşık olduğunu ve bu aşık kadının dünyanın en salak varlığı olabileceğini bilen, cebindeki parasıyla altına almak istediği hatuna bir tek taş alan,onu akşam en lüks mekana, oradan da evine götüren ve yarın artık unutan adamtraklar... adamsılar... adam olmayanlar...



Aşkı basite indirgeyip, çok aşık oldum deyipte ertesi gün kalbinimi kırdım afedersin diyebilen kişidir aşkı bilmeyen... Çünkü en az bir kere aşık olan kişi,kalp kırmaktan çok korkar.Kendi kalbi de kırılmıştır zira.. Çünkü her aşk damağında bir naneli diş macunu keskinliği; çünkü her aşk kalbinde bir ceviz kadar,hatta bazen daha büyük bir deliği; çünkü her aşk zihninde bir ağacın dalının kırılması şeklinde bir sesi mutlaka hatıra olarak bırakıyor... Efendim size tekrar dönersek, ben artık size bir süre deneme şansı vermiyorum. Ürünlerimin hepsi burada, siz gidin kendinizi iyileştirin önce, kendinizi tam olarak hazır hissedip sonra bana gelin. Lütfen.. Lütfen bağırmayın.. Ne? Efendim istediğiniz yere şikayet edin.. Efendim anlamıyorsunuz... Aşkta tüketici hakları diye bir şey yoktur...



Ben bıraktım siz konuşun,
Yoruldum ben siz koşun,
Iskartaya ayırın beni bütün ayrılıklardan
Küsmedim kardayım yediğim dayaktan
Şimdi yalnız,
Sarı saman kağıt kokulu günlerde
Türkçeye çeviriyorum ayrılık acısını

Beni bırakın
Ben meçhul oldum
Gizli özneyim, vatansız cümlelerde
Ben yandım.
Kalbim kül oldu
Eski bir kütüphane yangınında...


Selametle
TzTa



Not: Şiir [Yılmaz Erdoğan-Ben Yandım]

8 yorum:

uLTy dedi ki...

Orty'min Kendisini Aştığı Yazıdır..

Adsız dedi ki...

güzel valla.gerçekten güzel!Nur

Adsız dedi ki...

kuzu! süpersin! hakikaten süpersin! tebrik ediyorum seni..çok beğendim çok güzel olmuş..

Adsız dedi ki...

GzM =)

Adsız dedi ki...

Aşkta her iki tarafta ürün-kullanıcı rolünü oynar.Kime sorsan yaralıdır.Kime sorsan hakkı yenmiştir.Güzel yazmışsın dostum...


-ulty nickliarkadaşa sesleniyorum ekşi sözlüğe entry mi giriyorsun ? Bu ne jargon ?

Adsız dedi ki...

ne diyebilirim ki:) döktürmüşsün yine Ahmet. Başarılarının devamını diliyorum. bu yazıları mutlaka değerlendir kalemin çok sağlam. Burcu...

Adsız dedi ki...

YETENEK DOĞUŞTANDIR... BU YETENEĞİ FARKEDİP BİZLERE SUNMAK EN BÜYÜK SANATTIR.. ELLERİNE YÜREĞİNE SAĞLIK DOSTUM

Adsız dedi ki...

Sendeki yeteneği bizzat kendim keşfedememiş olsam bu güzel yaziyı okuma sansını hiç vermıycektın demek bana :) Çok guzel yazmıssın gercekten cok begendim tebrık ederım