16 Mart 2008 Pazar

Bir Pazar Günü...

Amacım böyle yazılar yazmak değildi baştan söyleyeyim.Hep eğlenceli şeyleri görüp,bunların bir kısmını size anlatmaktı hedefim,ama olmadı.Bugün hava güzeldi ve ben yalnızdım.Evet hava sıcaktı ama içim soğuktu.Yalnızlıkla ilgili birkaç yazım vardı daha önceleri,ama çoğunda gerçekten bu kadar kötü hissederek yazmamıştım.Zaten en iyi yapabildiğim şey kurguydu,kurgu acılar çekiyordum,kurgu yalnızlıklar yaşıyordum,kurgu aşklar yaşıyordum ve bunları paylaşıyordum benim yazdıklarımı okumaya değer bulan ya da sırf bana ayıp olmasın diye göz gezdiren herkesle...Ama belki hayatımda ilk defa,gerçekten içimden geçenleri yazıyorum.


Uyandığımda çok erken değildi.Kalkıp tuvalete gitmem yarım saat sürdü,aynadaki halime takılı kalmıştım.Gözlerimdeki anlamsızlıktı belki de bu kadar kötü hissettiren,hiç gibi bakıyordum.Ağzımdaki tuzlu tadın sebebi,dün gece uyumadan yediğim üç paket kraker de olabilirdi ama gözlerimdeki acının sebebi neydi bilmiyorum.Öylece baktım kendime,biraz acıyarak...Annem "kimseye acıma oğlum,acınacak hale düşersin" der halbuki...Ama ben kendime acımaktan kendimi alamıyordum.Şu halime bak,nasıl da öksürüyordum.Sonra anneme acıdım...Beni çok seviyordu,belki o da bana acıyordu.Benim için yaptıkları kısa bir sürede gözlerimin önünden geçti...Onu çok sevdiğimi düşünüyordum,ama sevgi onun için bir şeyler yapmak değilmiydi?Yapmıyordum,evet annem için yaptığım en önemli şey sabahları yatağımın başına geldiğinde öpme isteğine olumlu yanıt vermekti.Tabi hemen babam geldi aklıma,ona bunu da yapmıyordum zira babam beni hiç öpmemişti.Babam bana acıdığını da söylemişti.Bu ikisi de beni fazla üzmezdi,babamın beni çok sevdiğini biliyordum ama sevgisini göstermiyordu buna alışmıştım,acıması ise normal geliyordu.Yani canımı acıtan bu da değildi.Yine kendimi düşünüp,kendime acıyarak ve sessiz bir "of" la odamdan çıktım.Tuvaletteki aynada kendimle gözgöze gelmemeye çalıştım ve bunu başardım.Ama kafamdaki görüntümle sürekli göz göze gelmekten kendimi alamıyordum.Zaten bugüne dek gerekli her şeyi yapmayı başarabildiğim hiç bişey yoktu.


Evet bugün melankoli'ydi havam...Hastalıklı sevdalarımı düşündüm...Bir bir gözümün önüne geldiler...Onlar da olmasa neyi düşünürdüm diye düşündüm.Bilgisayarımdan bir liste oluşturup arabesk ve türevlerini dinledim bütün gün...Sevdiğim şeyleri yapmayı düşündüm,ama şu ara sevdiğim şeyleri bile sevmiyordum.Şu ara hiç bişeyi sevmiyordum,kalanından haz etmiyordum.Hava güzeldi ve ben yalnızdım,belki tek sebep buydu.Şiirler dinledim sonra...Yılmaz Erdoğan şöyle diyordu "Ben yandım... Kimi cüret etsem sevmeye kendime küçük geldim zayıf kaldım..." Sonra bir yüz geldi gözümün önüne,uzun zamandır görmediğim hatta unutulmaya yüz tutmuş bir yüz...Gözlerimdeki nemlenmeye de engel olamadım,fakat bu da neydi? Ben ağlamazdım ki?!Ağlamayı bilmiyordum ki?!Ağlayamadım da zaten...Belki de kötü hissetmemin sebebi ağlamamaktı,çok uzun zamandır ağlamamak hatta bebekliğim dışında bir elin parmağını geçmeyecek kadar az ağlamak...Babam istediğim oyuncağı almadığında sadece kaşlarımı çatıp uzaklara bakıyordum mesela...Veya ablamın bakkaldan getirdiği poşetin içinde çikolata olmayınca...Erkekliğin şanından ağlamadığımı ve bununla övündüğümü veya taş kalpli biri olduğumu düşünenler de vardı ama aslında hiçte öyle değildi...Hep içime attım ben,acı çekmek benim de yaşadığım şeylerden biriydi... belki de bunu bir dışarı atma,kendini kurtarma yöntemi olan "ağlamak" bana çok uzaktı,en son annem için ağlamıştım...Gözlerim onlarca kez ağlamak istedi,ama dimağımdaki biri hep engel oldu...Acı çektiğini çok belli etme dedi bana hep...Mutlu olduğumda hiç tutamaz hemen belli ederken,acı çektiğimde belli etmiyor olmam bazı sevdiklerimi dahi kaybettirdi bana..."Umursamaz sevmiyor,seviyorsa bile umursamıyor,umursuyorsa bile seviyorsa bile umursamıyor" dediler hep...Oysa ben umursadım,oysa ben sevdim...Ama onu sevmek belki acıydı,ondan belli edemedim...


Dedim ya bugün bir tuhaf uyandım...Mesela kimseyle konuşmadım bugün...Kimsenin yüzüne de bakmadım...Yazıya başlamadan önce baktım, gözlerimdeki o acı ifade hala var,o yüzden bir süre aynaya bakmayı düşünmüyorum.Yalnız olmayı sevdiğimi düşünüyordum,aslında seviyordum da...Ama sanırım bugün ilk kez etrafımdaki bir sürü insanın arasında yalnız olduğumu farkettim...Ve yine sanırım,bahsettiğim şey ruhsal yalnızlık...Acı olan da bu...


Selametle
TzTa