
"Allah çirkin şansı versin şekerim..."
Evet tam olarak budur,cümlenin ardından da suratta limon ekşiliğini bulmanız olasıdır. Beklentiler...Beklentiler... Sürekli olarak beklentiler içerisinde sürer hayatımız,bunların bir kısmı gerçekleşir,bir kısmı gerçekleşmeye yaklaşmaz bile,bazısı da yaklaşır ama olmaz ve bizi daha çok üzebilir. Bu beklentiler içerisinde şanslı olmakta mutlak suretle sayılabilir.Herkes yaptığı bazı işlerin sonunda "bugün şanslıydım ondan iyi oldu" ya da "bugün çok şanssızım" diye söylenebilir. Bu şans meselesini anlatmaya yetebilecek kadar kelime bildiğimi kesinlikle düşünüyorum,ama kendimi yoramam. Ben sadece bir kısmını inceleyip toplumsal bir mesaj verme kaygısı içermeyen bir yazı yazmak istiyorum. Toplumsal bir yanılgıya mümkünse son vermek istiyorum. Ve bu yazıyı başlığı okuyunca "ne şansı be ne şansı" şeklinde bana kızan çirkinlere, ve "ay evet kesinlikle" diyen güzellere herkese ithaf ediyorum.
Baştan söyleyeyim,çirkin şansı diye birşey yoktur. Burdaki dilek olsa olsa "çirkin çalışkanlığı,çirkin sabrı" falan olabilir. Güzel bir kızı düşünelim; ama böyle bayağı bir güzel olsun...O hatun sürekli birileri tarafından desteklenir,sevilir öpülür okşanır. Güzel bir kızla birlikte olmak için ona sürekli hediyeler alan,onunla bir gece için bir tek taşı çok görmeyen erkekler her zaman olmuştur. Onlar kesinlikle gece çıkmalarında aranan kişilerdir,yalnızca sevgilisi tarafından değil,arkadaşları tarafından da mutlak suretle aranırlar,zira yanında güzel kız olan erkek diğer kızlara nedense çekici gelir. Okul hayatları çok kolay geçer, hep bi şekilde sınıf geçmeyi başarırlar,hem de takdirler içerisinde... ya ona aşık salak erkek,ya da ona hasta olan ama bişey de yapamayan abazan öğretmen sayesinde okul bitirmek onu için çok kolaydır. Ailesi her zaman ona destek olur, "biz kızımıza güveniyoruz" derler. Bu kolay hayat eğer bir zengin koca bulmayla evliliğe kaydırılırsa kızımız hayatını muhtemelen bi süre sonra-kendisi yaşlandığında- onu başka genç ve güzel kızlarla aldatacak erkekle evlenir ve mutlu olur. Şimdi bir de hayata çirkin tarafından bakalım, çirkin kız zaten çirkindir.Onu sadece birkaç çirkin arkadaşı ve belki yine çirkin bir aşık kişi destekler. Evden kolay kolay çıkmaz,çıktığı anlarda ne yapacağını bilemez.Çok fazla arkadaşı zaten yoktur,en muhteşem sosyal olayı kankasıyla okul çıkışı parkta geçen yakışıklı çocuklara laf atmaktır,tabi biraz utanarak...Zor bir okul hayatı bekler onları,çalışmak çalışmak ve yine çalışmak zorundadırlar. Sürekli olarak kopya vermeleri istenir,onlar da hayata karşı olan sinirlerini tam bu durumlarda boşaltırlar,kendilerini rahatlatırlar. İşte güzel kız ve yakışıklı oğlanlar artık ona muhtaçtır. Asla kopya vermez, ama hep istenir. O da bunun keyfini çıkarır. Mecburen bir üniversiteye girer, muhtemelen çok iyi bir bölümde okur ve tamamen kendi çabasıyla mezun olur. Sonrasında kendi gibi başarılı,belki çok yakışıklı olmayan ama zeki ve alçakgönüllü biriyle evlenirler. Mutlu olurlar.
Durum şundan ibarettir,çirkin kişi çalışır çalışır çalışır,bunu yapmak zorundadır.Ve sonuçta kuvvetle muhtemel kazanan o olur. Güzel kız çalışması gerektiğini belki hayatının son dönemlerinde anlar,belki de hiç anlamadan ölür gider...Yani diyorum ki, "Allah herkese çirkin azmi versin."
Selametle..
TzTa
TzTa
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder